Bağımlılık Terapisi

Bağımlılık, dünyada olduğu gibi ülkemizde de başta gençler olmak üzere her yaş grubunu etkileyebilen, fiziksel, psikolojik ve sosyal boyutları olan bir sağlık sorunudur. Gerek toplumun her kesimini ilgilendirmesi  gerekse bir toplumdan diğerine sınır tanımaz yaygınlığı nedeniyle her geçen gün daha fazla önem kazanan evrensel bir olgu haline dönüşmüştür.

Modernleşme, kentleşme ve bilişim teknolojilerinin hızla gelişmesi sonucunda  diğer ülkelerde  olduğu gibi ülkemizde de bağımlılık sorunu, giderek yaygınlaşmış ve madde kullanım yaşı 10’lu yaşlara kadar düşmüştür. Alkol, sigara ve uyuşturucu / uyarıcı madde kullanımı her geçen gün daha da artarak ciddi boyutlarda biyo-psikososyal problemlere yol açmakta, toplumumuzu ve ruh sağlığımızı tehdit etmektedir. Günlük yaşantımızın vazgeçilmez bir parçası haline gelen internet de eğer çocukların okul başarısı ile sosyal ilişkilerini ya da erişkinlerin  sosyal hayatını olumsuz olarak etkiliyorsa benzer şekilde bağımlılıktan bahsedilebilir ve  en kısa sürede profesyonel yardım alınmasını gerektirir.

Asla başımıza gelmez zannettiğimiz bu büyük tehdite rağmen kişi ve aileler, bağımlılık ve tedavisi  konusunda yeteri kadar bilgi sahibi olmadıkları için bu problem ortaya çıktından sonra da tedavi merkezlerine başvurma konusunda muhtelif sebeplerden dolayı çekimser kalmaktadırlar.

Bağımlılık tedavisi 2 şekilde yapılmaktadır.

1- Bireysel terapi: Bu terapide; kişinin, fiziksel ve psikolojik bağımlılık açısından terapist tarafından biyo-psikososyal yönden değerlendirilerek medikal tedavi ve çeşitli psikoterapi yöntemleri ile bağımlılıktan kurtulması amaçlanmıştır.

2- Grup Terapisi: Bu terapi şeklinde benzer bağımlılık şikayeti olan danışanlar, 6-8 kişilik gruplarla grup terapisi programına alınmaktadır. Grubun ihtiyacına göre terapi programı 8-10 seans arası devam etmektedir.

Tedavi sonucunda kişinin bağımlılıkla başa çıkma yollarını ve  tekrar başlamamayı öğrenmesi, kullanılan maddenin ailede yarattığı ilişki sorunlarının giderilmesi ve alkol-madde-internet kullanımına yol açan stres veya istek gibi etkenlerle başa çıkma yolları için eğitici psikoterapi almış olması hedeflenmektedir.